Hasar Kontrol- Denise Hamilton, Kitap Yorumu(4. Gün)

Hasar Kontrol- Denise Hamilton



Sayfa Sayısı: 528
Martı Yayınları
2014
22 tl


Kitap Tanıtımı

Hafızanı zorla, gerçek orada gizli…

Maggie Silver, önemli müşterilere sahip bir halkla ilişkiler şirketinde başarılı olmak için elinden geleni yapmaktadır. Ancak karşısına hiç ummadığı bir müşteri çıktığında işler karışır. Henry Paxton, Güney Kaliforniya'nın önemli bir devlet adamı olmasının yanı sıra, Maggie'nin lisedeki en yakın arkadaşı Annabelle'in de babasıdır.

Paxton'ın yardımcılarından birinin şüpheli ölümüyle başlayan skandallar zincirini örtbas etmekle görevlendirilen Maggie, yıllar sonra tekrar bu ailenin sırlarla dolu hayatına müdahil olur. Genç kadın, bir yandan lise yıllarında Annabelle'le arkadaşlıklarını bitiren anılarının istilasına uğrarken, diğer yandan uzun zaman önce zihninde yer etmiş bir parfüm kokusuyla sırlar kapısının anahtarına ulaşacaktır.

Hasar Kontrol heyecan ve gerilim yüklü kurgusuyla birlikte, arkadaşlık bağları ve insanın skandallara olan dinmek bilmeyen merakını irdeleyen sürükleyici bir kitap.


Kitap Yorumu


  Kitabın tanıtımını okuduğumda hasar kontrol şirketi oldukça dikkatimi çekmişti. Bir İİBF’li olarak bu tip olayların bizim işlerimizin bir parçası olması hemen okumalıyım moduna soktu beni.


Maggie piyasanın en iyi “hasar kontrol” şirketlerinde birinde çalışan bir kadındır. Zor bir çocukluk ve gençlik geçirmiş, hatta mutsuz bir evlilik yaşamıştır. İşi tüm dünyası olmuş ve neredeyse günün tamamını halkla ilişkiler işiyle geçirir. Farklı bir işi ve neredeyse hiç güvenemediği iş arkadaşları arasında yaşamaya çalışır. 

Yoğun şekilde çalışan Maggie, güne bir sürprizle başlar. Zira bu seferki işi bir senatöre danışmanlık yapmaktır. Ve bu senatör çocukluğunda en sevdiği arkadaşı olan Annabel’in babası Henry Paxton’dır. Bir tarafta yıllardır görüşmediği arkadaşı, bir yanda uzun zaman önce kalbini çarptıran adam ve onların babası diğer tarafta da sorumlulukları vardır. Maggie için oldukça zor bir iştir bu. Kime güveneceğini bilemediği bir durumda kalır ve karar verme aşamasında iç dünyasında hesaplaşmalar yaşar. Son ana kadar da kimin suçlu kimin masum olduğunu öğrenemez. 

Kitap iki zamanlı bir anlatıma sahip. Maggie’nin hem şimdiki yaşamı hem de on altı yaşında bir genç kızken yaşadıkları anlatılır. Tabi ki başından sonuna bir gerilim ve gizem mevcuttur ve son sayfalarda ancak çözülür olay. Haliyle bitirmeden elimden bırakamadığım bir kitap oldu “Hasar Kontrol”. Son derece akıcı ve çevirisi de iyiydi. 

Gerilim, yeni okumaya başladığım bir tür ve giderek sevmeye başladım. Benim için okuması oldukça keyifliydi, tavsiye ederim kesinlikle. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.


Benim puanım;




!!! Çekilişlerimiz devam ediyor, katılmayı unutmayın !!!


Hasar Kontrol- Denise Hamilton, Yurt Dışı Yorumlar ve Çekiliş(3. gün)

Yurt Dışı Yorumlar 


Yurt dışı yorumlardan herkese merhaba :) Bu seferki yorumlarımız Hasar Kontrol için geliyor, keyifli okumalar dilerim :)



     

Hem gizemli hem de psikolojik bir romandı. Bir film izler gibi ilk sayfalardan içine çekildim ve son sayfaya kadar etkisinden kurtulamadım. Karakterler iyi derecede çizilmiş, oldukça inandırıcı ve son derece şık virajlarla dolu kitap. Ayrıca bu PR şirketini oldukça büyüleyici buldum. Sonunda ne olacağını merak ederek elden bırakılmayan bir kitap. Bir sonraki adımda ne olacağını merak ediyorsanız sizi yazarımızın kitabını okumaya davet ediyorum.





Kitabı alırken ve okumaya başladığımda yazarımızın her zaman yazdığı gizemlerden birini okuyacağımı sanmıştım ve kitap bittiğinde benim için büyük sürpriz oldu, beklediğimin tam dışındaydı. Tüm bu kitaplarda olayın iki tarafı vardır ve iki ve bu kitapta iki taraf da oldukça nazik şekilde anlatılmış. Orta düzey iş bitirici kızımız ve yaşanan skandalları öğrenmek için hemen kitaba buyurun.





İyi bir gizeme sahipti kitap. Okuduğum yorumlardan sonra daha yoğun daha farklı bir gerilim beklemiştim. Kitap gerginlikten ziyade fazlaca gizemliydi. Yine de bütün olarak iyi bir hikayeydi. Sayfaları hızlıca çevirip okuyabileceğiniz bir kitap, iyi bir gizem okumak isterseniz tavsiyemdir.




Kitap travmalarla nasıl akılca baş edileceğinden bahsediyor. Ve bu anlamda ilginç bir kitap olmuş. Bazı bölümlerini ise gerçekten çok sevdiğimi ve çok önemsediğimi itiraf etmeliyim. Ancak kitabın kapağındaki kadının hayatını okuyacağımı sandığımdan biraz hayal kırıklığına uğradım. Kadın karakterlerin bu kadar zayıf olmasından dolayı 2 yıldız verdim, bence kadınlar her yerde ve şartta çok daha güçlü olmalıdır.




Kitabın ilk yarısı en az 3 yıldızlıktı- ilginç bir PR şirketinin öncülük ettiği bir durum söz konusuydu. Bir senatör, onun berbat ailesi ve içinde bulundukları ahlaken yozlaşmış PR ve de siyasetin çirkin yüzü konuyu ilginçleştiriyordu. Ancak iki yarısından sonra kızımızın yaptıkları beklenmeyen ve bence olmaması gereken şeylerdi. Karar ve düşüncelerinde daha sert ve daha kararlı olmasını beklemiştim. O sebeple benim puanım tek yıldız oldu.



Ve çekiliş için buyurun, ayrıca facebook sayfamızdaki yarışmamıza da katılıp şansınızı artırabilirsiniz :)


a Rafflecopter giveaway

Yaz Okuma Şenliği 2014

Okuma Şenliğinde İlk Ay



   Yeni bir okuma şenliğinden herkese merhaba! Bu kez daha fazla kitabın olduğu bir şenlik olmuş ve süper olmuş :) Tabii ben sınav mağduru olunca ancak başlayabildim şenliğe ve bu ay oldukça başarısız geçti. Gelecek aylarda bunu telafi edebilmek dileğiyle :)










2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Bu benim çok başıma gelen bir durum. En son Mine Söğüt'te yaşadım. Tek bir kitabını okudum, çok sevdim ve diğer kitaplarını merak ediyorum ama daha hiç birine el atmadım. Pek çoğunuz farklı yazarlarla benzer bir durum yaşamışsınızdır diye düşünüyorum. 
Son Kamelya- Sarah Jio (352 sayfa)



3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı. 
Vaktidir- Emre Karataş (200 sayfa)



4. Kategori (10 puan): Adında bir sayı geçen bir kitap.
En popüler sayı 1 olacak diye bir his var içimde ama bakalım göreceğiz. 
Bir Yol Hikayesi- Aşka İkinci Şans, Harlequin (240 sayfa)



5. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.
Sizlerin önerileriyle eklenen bir kategori. 
Menekşe Kokulu Hikayeler (391 sayfa)




19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap. 
Gözyaşlarının Tadı- Nafisa Haji (424 sayfa)




21. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Ben yazları severim aşk romanı okumayı. Bir de savaşla ilgili bir kategori var, aşkla ilgili de bir kategori olsun istedim. 
Belalı Düğün- Jamie Maguire (152 sayfa)




22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.
Sizlerin önerisiyle eklenen bir kategori. 
Kara Kış Beyaz Düş- Fatma Erdek (400 sayfa)



Toplamda 7 kitap okumuş oldum bu ay içerisinde. Bu da 2159 sayfa demek. Umarım diğer aylarda çok daha iyilerini yapacağım :)

Kitaplığımdaki En İlginç Kitap İsimleri

Kitaplığımdaki En İlginç Kitap İsimleri



Yeni bir etkinlikten herkese merhaba! Uzun süredir ders çalışmaktan böyle eğlenceli şeyler yapmaya vaktim olmamıştı, özlemiştim. Bu davet için de çok teşekkür ederim arkadaşlar :) Bundan sonra döndüm sahalara :P Bu sefer ki konumuz ilginç kitap isimleri oldu. Bakalım neleri ilginç bulmuşuz?




  İsmini ilginç buldum zira sıralananları bir türlü bağdaştıramadım birbirleriyle.





Tufanda müzik sesi gelir mi ki yahu?





Günler zaten ikiye ayrılır; ölmek için güzel gün ve ölmek için gün diye!






Adı sevimli ama içindeki her şey kapkara! Bu kitaba bu isim! İsmi koyanı tebrik etmeli!





İsmi uygunsuzlar olsa da içinde uygun olmayacak bir şey yok, rahat olun :D





Bu ismi koymak cesaret ister azizim :D





Tamamen büyüklerin yanında okuyamasınlar diye koymuşlar bu ismi, başka ne açıklaması olabilir ki :D





Okuyana kadar anlaşılmıyor Agafya'nın ne olduğu. Bir isim mi ya da şehir ya da bitki ya da kitap?





Meyveci, sebzeci der gibi olmuş bu da :D





Veee son olarak olmaz olsun cüzdanımda milyonlar dedikten sonra yanımda sen olmayınca diye bağlarım bunu da :D Bir şarkı sözünü koymak kimin fikri acep?





Etkinliğimiz maalesef kitaplıklarımızda olan kitaplarla sınırlı. Ama ben kural dışına çıkıp bu kitabı da yazacağım zira böyle isimler her zaman çıkmaz karşımıza değil mi :D İsme bakın; Olsa Dükkan Senin Sevdiğini Serbest Bırak, Dönerse Senindir, Zıplıyorsa Delidir, Çömeldiyse Dokunma




 Benim listem böyle bakalım diğer bloglarda neler çıkacak karşımıza? Etkinliğimizde kimler var diyorsanız hemen onları da sayıyorum :)











Kara Kış Beyaz Düş- Fatma Erdek

Kara Kış Beyaz Düş- Fatma Erdek



Sayfa Sayısı: 400
Ephesus Yayınları
2014
22 tl


Kitap Tanıtımı

"O gece Selim'in gözlerinde, inanmak istemediğim gerçeği okumuştum. Bütün varlığıyla doğru söylüyordu. Bana karşı hissettiği yasak aşk, onun kıblesi olmuştu. Bu aşka ibadet ediyordu. Söyleyeceğim, yapacağım hiçbir şey bunu değiştiremezdi. Yaşamaya ya da ölmeye, aldırmıyordu." 
Annesinin mutluluğu için, iki ateş arasında kalmış bir genç kız... 
Ortak bir kaderi paylaşan, iki yaralı yürek...


Kitap Yorumu

Kitabın son sayfasını kapattığımda resmen kanım dondu. Zira ben o kelimeleri okuyup gözyaşı dökerken maalesef belki de birileri bu kitapta yazanları yaşamak zorunda kaldı. Son sayfayı okuduğumdan beri aklımdan çıkaramadım bunu. 

Akgül ve Zeynep… Birbirleriyle aynı kaderi farklı hayatlarda yaşayan iki kadın… Ve hayat işte onların yollarını bir noktada kesiştiriyor, hem de yaralarının en çok acıdığı ve en çok kanadığı anda. 

Her ikisi de babalarını daha bebekken kaybeden iki kadın onlar. Onun yoksunluğunu kimsenin geçiremediği ki bu mümkün olmasa da bir nebze olsun yüreklerindeki sızıyı azaltamayan iki kadın. Savunmasız, yenik ve mutsuz…Dünyadaki kötü adamlardan kendilerini koruyamayacak kadar da masumlar onlar. 

Kitapla ilgili anlatacağım çok şey var aslında. Ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. Bir kere kitabın diline bayıldım, Fatma Hanım'ın cümlelerine aşık olmamak imkansız. Konuyu anlatışı, karakterlerini oluşturup yaşatması oldukça başarılı. 

Konusu itibariyle içime işleyen bir kitap oldu “Kara Kış Beyaz Düş”. Zira bu dünyada bembeyaz düşleri olan ama kara kışa mahkum olan yüzlerce hatta binlerce kadın var.Belki daha bile fazla. “Kadın olmak zordur.” diye başlaya bir yazı var ya okurken hep o çalındı kulağıma. Bir de işin ilginci bunun eğitimle de alakası yok, ne kadar okusan oku istismara hep açıksın. Bir yere geliniyor ki o noktada eli kolu bağlanıyor insanın. Uzun lafı kısası bu dünyada kadın olmak cidden zor azizim! 

Fatma Hanım’ın okuduğum ikinci kitabı bu ama son olmayacak. Hatta bugün gördüğüm o mor kapağa bayıldım! En kısa sürede onu da okuyabilmeyi diliyorum. Ellerinize yüreğinize sağlık Fatma Hanım.

Benim puanım;

Pabucumun Ajanı- Asude

Pabucumun Ajanı- Asude


Sayfa Sayısı: 504
Ephesus Yayınları
2014
25 tl

Kitap Tanıtımı

Ben Deniz Akın; Fiyasko Birlik Başkanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil, ancak palavra sıkan beş parasız biriyim.

Tuna Üstüner ise 'Enler' listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahdı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı. Ben bir enkazsam o bir saray, ben bir köleysem o bir kral, ben bir esintiysem o bir tufan. Ve o benim hem felaketimin, hem de kurtuluşumun adı.

Bizim hikâyemiz nefretle başlayıp, şiddetle devam ederek, aşkla yol aldı. Beni şirketinden kovması hiçbir şey ifade etmiyordu, çünkü kanunlar bizi birbirimize mecbur bırakmıştı. Tuna her gün beni görecek ve ben her gün onun aşkıyla savaşacaktım. Bu aşk çıkmazının ortasında onu mahvetmek için tutulan bir ajan olduğumu ise çoktan unutmuştum.
Hem de onunla evlenecek kadar!


Kitap Yorumu


Asude daha kitapları çıkmadan ilgimi çeken yazarlardan biriydi. Gül ve Avcı’yı almaya niyetlendim ama okuduğum birkaç yorum yüzünden vazgeçtim. Ancak “Pabucumun Ajanı” çıktığında merakımı bastıramayıp aldım. 

Deniz tam anlamıyla çatlak bir kız. Ne ağzından çıkanı kulağı duyuyor ne de geri adım atmasını biliyor. Dediğim dedik kıvamında ve kalbinin kırılması bile ona engel olamıyor. 

Tuna ise Deniz’in aksine oldukça otoriter ve otokontrolü yüksek bir adam, tabii bu durum söz konusu Deniz olmadığında geçerli. Deniz’in her hareketi ya da ona sakarlığı demeli, namı diğer Uranüslüyü çileden çıkarıyor. 

Her zaman kibarlığını koruyabilen bir adam olan Tuna, Deniz’i görünce resmen mahalle kabadayısına dönüşüyor. Taramalı modunda hakaret ediyor kıza, Deniz de onca laf işitiyor ama yok çenemi az tutayım diyemiyor. Hikaye bu bağlamda devam ediyor ve tabii ki sonu peri masalına bağlanıyor. 

Kitabın hikaye örgüsünü sevmeme rağmen karakterlerini hiç sevmedim. İkisi de oldukça aşırı uçtalar ve benim tercih edeceğim tarzın dışındalar. Onun dışında kitapta havada kalan birkaç şey var ve umarım ikinci kitapta onların cevabını bulabilirim. 

Kitabı okuduğuma memnunum zira oldukça merak ediyordum yazarı, okuyunca öğrenmiş oldum. Beğeneni, seveni çok olsa da bana pek hitap etmedi ama itiraf etmeliyim bazı noktalarda ben de çok güldüm. Karakterleri bu derece sivri olmasaydı severdim sanırım. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.

Benim puanım;

Romancı- Hakan Yaman, Kitap Yorumu(4. Gün)

Romancı- Hakan Yaman



Sayfa Sayısı: 408
Doğan Kitap
2014
30 tl


Kitap Tanıtımı

İntihar öncesi, kısa bir veda notu yazmak âdettendir; bense arkamda koca bir roman bırakıyorum. Ölümü neden seçtiğimi birkaç satırda anlatmayı beceremediğim için değil, giderken bile hâlâ anlatacak çok şeyim olduğu için yapıyorum bunu. 

Önceki romanlarımı okumadıysan da olur, ama bunu mutlaka oku, olur mu sevgili okur? Bu romanda ilk kez gerçekleri anlatıyorum sana, ilk kez yalan söylemiyorum. Zaten sen de kurgudan çok gerçek yaşam öykülerini seversin, bilirim. Dehşetle okuduğun felaketlerin kendi başına gelmeyişinden duyduğun gizli hazzı kendine saklar, sonra içinden sessiz dualar edersin. Yine aynısını yap, yap ama senden küçük bir ricam var. Bu romanı eline her aldığında Naz'ı, Zahide'yi ve onların uzak, renkli hayallerini hatırlamanı istiyorum senden; beni hiç hatırlamasan da olur. Hatta unut beni, unut, sevgili okur.


Kitap Yorumu

   
Kitabın ismini ilk duyduğumda şaşırmıştım, bir yazar kitabına neden “Romancı” ismini verir ki demiştim. Okumaya başlayınca gördüm ki bu bir romancının hayatı. Hem de her ayrıntısıyla ve sanki sizinle sohbet edermiş gibi.

Romancı hayatı boyunca başarısızlıklarla karşılaşmış bir adamdır. Daha önce altı roman yazmış, edebi anlamda oldukça başarılı ama popüler kültürü içermediğinden satış rakamları diptedir. Anne ve babasıyla ilişkileri oldukça zayıf ve başarız bir evlilik yaşamış bir karakterdir.

Kitabın ilk sayfalarında size iki kişiyi öldürdüğünden bahsediyor ve sonrasında bu sürece nasıl geldiğini hatta zaman zaman konudan saparak anlatıyor. Tam ilginiz dağıldığı anda tekrar hatırlatıyor işlediği cinayetleri ve merakınızı diri tutuyor. İlginç bir kitapla karşı karşıyasınız yani :) Kitap ilerledikçe yeni kahramanlar dahil oluyor ve romancıyla birlikte siz de kendinizi bir bilmecenin içinde buluyorsunuz. En az onun kadar merak ediyor ve sonuna gelmeyi diliyorsunuz. Sonuna geldiğinizde ancak taşlar yerine oturuyor ve derin bir huh çekiyorsunuz. En azından ben de böyle oldu :)

Son zamanlarda okuduğum ilginç kitaplardan biri oldu romancı. Bitirmek ve yarıda bırakmak arasında kaldığım, bir yandan da deli gibi sonunu merak ettiğim ve hatta konuyu farklı noktalara çektiğinde yazara kızdığım değişik bir kitaptı. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Benim puanım;



Çekilişlerimiz devam ediyor, katılmayı unutmayın :))
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI